İstanbul Maratonu bu yıl 48. kez gündemde. Binlerce kişi köprüden geçerek iki kıta arasında koşuyor, sokaklar bir spor şenliğine dönüşüyor.
Öte yandan aynı gün yollar saatlerce kapanıyor. Pazar sabahı işe yetişmek zorunda olan, dükkânını açmaya çalışan ya da sadece karşı yakaya geçmek isteyen biri için bu şenlik uzun bir bekleyişe dönüşebiliyor.
Sence bu tür etkinlikler şehre canlılık katan bir değer mi, yoksa daha kısa parkurlara ya da şehrin dışına mı taşınmalı? Yolların kapandığı o sabah sen koşanların arasında mı olmayı seçerdin, kenardan tezahürat etmeyi mi?
Sen de fikrini söyle.