Geçtiğimiz hafta sosyal medyada Gazze'deki direniş örgütlerine karşı kitlesel protesto çağrıları, bölge halkından beklenen yankıyı bulamadı. Gazze doğumlu ve İsrail bombardımanlarında ailesini kaybettikten sonra Mısır'a sığınan Filistinli gazeteci Abdulhamid Abdulati'nin öncülük ettiği bu çağrılar, Hamas'tan yönetimi devretme ve halkı 26 Haziran'da sokaklara dökme amacını taşıyordu. Başlangıçta bazı Filistinli aktivistlerin de destek verdiği bu girişimler, "26 Haziran Hareketi" adı altında organize edildi. Ancak, İsrail tarafından desteklenen ancak Gazze'deki aşiretlerin "fitne" olarak nitelendirip şiddetle karşı çıktığı bu protestolar, belirtilen tarihte hiçbir yerde gerçekleştirilemedi.
İSRAİL'DEN HOPARLÖRLÜ İHA DESTEĞİ GELDİ
Sosyal medyada "26 Haziran Hareketi"ne yönelik destek mesajlarının artması üzerine İsrail ordusu da Gazze'deki çeşitli bölgelerde hoparlörlü insansız hava araçları (İHA) aracılığıyla protestolara destek çağrıları yaptı. Hatta İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ziraat Bakanı Avi Dichter da yayınladıkları mesajlarla doğrudan protestoculara desteklerini bildirdi. Protestoları organize edenlerin Gazze'de toplanma noktalarını gösteren detaylı haritalar yayınlaması ise, bu kişilerin İsrail ile ortak hareket ettiği yönündeki suçlamaları daha da güçlendirdi.
AŞİRETLER VE MUHTARLARDAN ORTAK TAVIR
Protesto çağrılarının ardından Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir araya gelen Filistinli Kabile, Aşiret ve Aileler Topluluğu, bu çağrıların Gazze'de iç kaos yaratmayı hedefleyen, İsrail destekli bir fitne hareketi olduğunu açıkça beyan etti. Gazze Muhtarlar Birliği de yayınladığı bir açıklama ile Filistinli ailelerin direnişin yanında olduğunu vurgulayarak "26 Haziran Hareketi"ni reddettiğini ilan etti. Aşiret liderleri ve muhtarlar, 26 Haziran'da Han Yunus'ta kitlesel bir basın açıklaması yaparak, Filistin halkını "kimliği belirsiz ve İsrail ile hareket ettiğinden şüphelenilen kişilerin peşinden giderek fitneye alet olmamaları" konusunda uyardı. Hamas Siyasi Büro Üyesi Basim Naim de yaptığı açıklamada, barışçıl protesto hakkına saygı duyduklarını ancak söz konusu çağrıların amacının iç kaos olduğunu belirtti. Naim, aşiretlerin sergilediği tavrın "ulusal aidiyetlerini ve farkındalıklarını" gösterdiğini ve Filistin halkının yaşadığı tüm acılara rağmen bu tür fitne girişimlerine prim vermeyerek farkındalığını ortaya koyduğunu vurguladı.

