Suriye iç savaşının yıkıcı etkileriyle Fırat Nehri'nin Deyrizor kesiminde bulunan ve küresel güçler ile PKK/YPG terör örgütü tarafından lojistik bir bariyer olarak kullanılan tüm kalıcı köprüler kullanılamaz hale gelmişti. Hava saldırıları ve sabotajlar sonucu yıkılan köprüler, nehrin iki yakasını birbirinden koparmış, sivil ulaşımı imkansızlaştırmış ve halkı ilkel geçiş yöntemlerine mecbur bırakmıştı. Bu stratejik hat, terör örgütlerinin bölge halkını bölmek ve sömürmek amacıyla harabeye çevrilmişti.
MİLLİ GURUR SAMUR DEVREDE
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) istihkam dehası ve yerli savunma sanayisinin ürünü olan SAMUR Mobil Yüzücü Köprüleri, bu yıkıntının ortasında adeta küllerinden doğan bir çelik köprü olarak Fırat'ın iki yakasını birleştirdi. Büyükelçi Nuh Yılmaz ve Suriye Savunma Bakanlığı tarafından eş zamanlı olarak doğrulanan bu tarihi operasyonda, TSK İstihkam Sınıfı ile Suriye Arap Ordusu Askeri Mühendislik Birimi omuz omuza çalıştı. Yerli SAMUR'lar, karada askeri araç, suda ise nakliye botu ve köprü modülü olarak görev yaparak 300 metrelik nehir yatağını saniyeler içinde geçilebilir hale getirdi. Bu ortak çalışma, hem askeri lojistik ağlarını güvence altına aldı hem de terörün gölgesindeki yerel halkın üzerindeki yükü hafifletti.
TÜRKİYE - SURİYE EL ELE GÜZEL GÜNLERE
Büyükelçi Nuh Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, TSK'nın Suriye Silahlı Kuvvetleri ile birlikte Deyrizor'da 300 metre uzunluğunda bir köprü inşa ettiğini belirterek, bu istihkam alanındaki ortaklığın kabiliyetleri güçlendirdiğini vurguladı ve emeği geçen personele teşekkür etti. Suriye Savunma Bakanlığı da nehrin iki yakasını birbirine bağlayacak ikinci bir köprünün yapım çalışmalarının hızla sürdüğünü duyurdu. Emperyalist politikalarla yıkılan köprüler yerine, Ankara ve Şam'ın yerli imkanlarla ürettiği çelik yapılarla Suriye yeniden birleşiyor.

