İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in oğlunun, babası ve üst düzey komutanların ölümcül saldırı sonrası kamuoyundan tamamen çekilmesine rağmen, ABD istihbarat raporlarına göre ülkenin savaş stratejisinde kilit bir rol oynamaya devam ettiği ortaya çıktı. Mücteba Hamaney'in, vücudundaki ağır yanıklar ve şarapnel yaraları nedeniyle teknolojik cihaz kullanmayı reddettiği, talimatlarını ise yalnızca yüz yüze görüşebildiği kısıtlı bir çevre ve kuryeler aracılığıyla ilettiği belirtiliyor.
İLETİŞİM AĞI VE GÜÇ MÜCADELESİ
Bu izolasyon, İran yönetimindeki gerçek otorite figürünün kim olduğuna dair soru işaretlerini artırırken, ABD'li analistler bazı rejim yetkililerinin Mücteba Hamaney'in adını kullanarak kendi gündemlerini dayatıyor olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Bu durum, ülkedeki parçalanmış yapının ortak bir müzakere önerisi sunulmasını zorlaştırıyor.
İSTİHBARAT RAPORLARI VE ASKERİ KAPASİTE
Trump yönetimi uzun süredir devam eden ateşkes sürecinde diplomatik çözüm arayışını sürdürürken, ABD'li yetkililer İran'ın askeri kapasitesinin önemli ölçüde zayıfladığını ancak tamamen yok edilemediğini ifade ediyor. İstihbarat raporları, İran'ın füze rampalarının büyük bir kısmını koruduğunu ve mevcut ekonomik ablukaya rağmen yaklaşık dört ay daha direnebileceğini öngörüyor. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, ABD'nin aski ve ekonomik baskılarla masada elinin güçlendiğini savunurken, İran tarafındaki parçalanmış yapının ortak bir müzakere önerisi sunulmasını zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Sahada, günlük operasyonların Devrim Muhafızları ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından yürütüldüğü görülüyor. Uzmanlar, sistemin Mücteba Hamaney'i 'görünmez bir kalkan' olarak kullandığını, alınan zorlu kararları onun onayına dayandırarak iç eleştirilerden korunmaya çalıştıklarını değerlendiriyor.

