Yapay zeka modellerinin, ChatGPT, Gemini, Claude ve diğer sohbet botlarını destekleyen sistemlerin, yayımlanmış eserlerin devasa veri tabanları üzerinde eğitim aldığı biliniyor. Bu veri tabanları, yüz milyonlarca kitap, çevrimiçi makale ve akademik çalışmayı içeriyor. Ancak, birçok yazar, kendi bilgisi ve izni olmadan, bu yapay zeka araçlarının gelişimine katkıda bulunmuş durumda.
Telif hakları ve yapay zeka
Cathy Gellis, fikri mülkiyet, telif hakkı ve teknoloji alanında uzman bir avukat, bu konudaki karmaşıklığı şu sözlerle ifade ediyor: “Bu alanla ilgili hukukun ve teknolojinin birçok boyutu var.” Geçtiğimiz yıl, yargıç William Alsup, Anthropic şirketinin, yapay zeka modellerini eğitmek için kullanılan eserler nedeniyle bir grup yazara 1.5 milyar dolar tazminat ödemesine karar verdi. Ancak Alsup, Anthropic’in yapay zeka eğitimini yasadışı bulmadı.
Adaletin karmaşıklığı
Alsup, şirketin yasadışı çevrimiçi kütüphanelerden kitapları çaldığı için cezalandırılmasına hükmetti. Gellis, bu kararın aslında yapay zeka şirketleri için daha avantajlı olduğunu düşünüyor. “Telif hakları, kopyalama üzerine kuruludur; ancak eserin kullanılması veya deneyimlenmesi üzerinde durmaz” diyor. Telif hakkı yasaları 1976’dan bu yana güncellenmemiş durumda, bu da yargıçların 50 yıl öncesinin kurallarını yorumlamak zorunda kaldığı anlamına geliyor. Henderson, yapay zeka ile telif hakkı arasındaki ilişkinin karmaşık olduğunu belirtiyor. Özellikle, telif hakkı yasalarının “dönüştürücü” kullanımın yeterince izin verilip verilmeyeceği konusundaki belirsizlikleri içerdiğini vurguluyor. Yargıçlar, bir eserin telif hakkı ihlalinin olup olmadığını değerlendirirken çeşitli faktörleri göz önünde bulunduruyor. Bu belirsizlikler, yapay zeka alanındaki gelişmelerin geleceğini şekillendirme potansiyeli taşıyor.

