Uzmanlar: Sepsisle savaş enfeksiyonu önlemeyle başlar

Dünya Sepsis Günü dolayısıyla Acıbadem Üniversitesi ve Türk Yoğun Bakım Derneği iş birliğiyle ikincisi düzenlenen Uluslararası Sepsis Sempozyumu, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sempozyumda, sepsisle mücadelenin yalnızca yoğun bakım ünitelerinde değil, enfeksiyonların önlenmesi ve erken teşhis aşamasında başlaması gerektiği vurgulandı.

Sepsis tehlikesi ve önleyici tedbirler

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre her yıl yaklaşık 48,9 milyon insanı etkileyen sepsis, erken müdahale edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Uzmanlar, vücudun bir enfeksiyona verdiği yanıtın kontrolden çıkarak kendi organlarına zarar vermesiyle oluşan sepsisin, tedavi edilmediği takdirde organ yetmezliği ve septik şoka ilerleyebileceğini belirtiyor. Prof. Dr. İsmail Cinel, "Sepsis bir enfeksiyonun ulaşabileceği en ağır ve ölümcül tablodur. Ancak bu tabloyu sadece yoğun bakım koridorlarında verilen bir savaş olarak düşünmek büyük bir yanılgı olur" diyerek, mücadelenin enfeksiyonun önlenmesinden başlayarak erken tanı ve hızlı tedaviye kadar geniş bir süreci kapsadığını ifade etti.

Kişiye özel tedavi ve yeni yöntemler

Sempozyumda, sepsis tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımların önemine de değinildi. Her hastanın biyolojik yanıtının farklı değerlendirilmesi, gelecekte standart tedavi yerine kişiye özel çözümlerin öne çıkmasını sağlayacak. King’s College London’dan Prof. Dr. Manu Shankar-Hari, sepsisin artık tek tip bir hastalık olarak görülmediğini ve doğru hastaya, doğru tedavinin doğru zamanda uygulanmasının hedeflendiğini belirtti. Ayrıca, Roma’daki Bambino Gesù Çocuk Hastanesi’nden Dr. Gabriella Bottari, ağır sepsis ve septik şokta kullanılan hemoadsorpsiyon ve ekstrakorporeal kan arıtma yöntemlerinin çocuklarda umut vadeden sonuçlar gösterdiğini ancak daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu ekledi.

Böbrek sağlığı ve aşıların önemi

Prof. Dr. Antoine Schneider, sepsisin böbrekler üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sıvı tedavisinin hastaya özel ayarlanması gerektiğini vurguladı. Gereğinden fazla sıvı verilmesi veya böbrek desteğinin geciktirilmesinin riskli olduğunu belirtti. Uzmanlar ayrıca, aşıların zamanında yapılması, hijyen kurallarına uyulması, enfeksiyonların ihmal edilmemesi, antibiyotiklerin hekim kontrolünde kullanılması ve kötüleşen belirtilerde derhal sağlık kuruluşuna başvurulmasının sepsisle mücadelede kritik rol oynadığını hatırlattı. Sepsisle mücadelenin sadece hastayı hayatta tutmakla kalmayıp, organları koruyarak iyileşme sürecini de güçlendirdiği ifade edildi.

Sitemizin daha işlevsel hale getirilmesi için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Fikrini Söyle’yi kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgilere çerez politikamız'dan ulaşabilirsiniz.