14 eski tutuklu, insani yardım görevlileri, avukatlar ve tutuklu aileleriyle gerçekleştirdiği mülakatların yanı sıra, Birleşmiş Milletler ve Euro-Med gibi insan hakları kuruluşlarının raporlarından faydalanan Nicholas Kristof, İsrail'deki cinsel saldırı suçlarının artık sistematik bir hale geldiği tespitinde bulundu.
CİNSEL SALDIRILARIN ARTAN RUTİNİ
Filistinli gazeteci Sami el-Sai, 2024 yılında gözaltına alındığında, İsrail askerleri tarafından bir odaya alınıp çırılçıplak soyulduğunu ve çeşitli aletlerle cinsel saldırılara uğradığını aktardı. El-Sai’nin yaşadığı deneyimler, Kristof tarafından “tahammül edilemez bir psikolojik yıkım” olarak nitelendirildi. Kristof, el-Sai’nin, İsrail askerlerinin kendisine ajanlık yapmayı kabul ettirmeye çalışmak için işkence ve cinsel saldırıda bulunduğunu ifade ettiğini belirtti.
SORUŞTURMALAR SONUÇSUZ KALIYOR
İsrail’de bu tür suçlara karşı caydırıcı bir ceza mekanizmasının bulunmadığına dikkat çeken Kristof, 2024 yılında medyaya yansıyan cinsel saldırı olaylarıyla ilgili olarak gözaltına alınan askerlerin, başlatılan soruşturmalara rağmen herhangi bir suçlamayla karşılaşmadan serbest bırakıldığını öne sürdü. Kristof, yazısında, İsrail hükümeti yetkililerinin cinsel saldırı emri verdiğine dair net bir kanıt bulamadığını ancak hükümetin, Gazze ve Batı Şeria’da onay verdiği savaş suçlarının, bu tür ihlalleri sıradan bir durum olarak algılamalarına zemin hazırladığını belirtti. Ayrıca, ABD yönetiminin bu suçların ortağı olduğu değerlendirmesinde bulunarak, daha önce yaşanan işkencelerin önüne geçmek için ABD Başkanı Donald Trump'ın gerekli adımları atmış olsaydı, bu tür uygulamaların durdurulabileceğini vurguladı.

