ABD ile İran arasındaki tansiyonun düşme ihtimali güçlenirken, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yönetiminde köklü değişiklikler olabileceği konuşuluyor. Bu yöndeki ilk ciddi sinyaller, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'den geldi.
MUTABAKAT ZAPTININ İLK ADIMI
Erakçi, ABD ile varılan potansiyel bir anlaşmanın ilk adımının bir mutabakat zaptı olacağını belirterek, "Eğer uygulanmazsa nükleer müzakereler yapılmayacak." dedi. Bu açıklama, görüşmelerin ciddiyetini ve olası sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce belirttiği gibi, görüşülen konuların ve nihai maddelerin her iki tarafça da kabul edildiği yönündeki ifadeler, bu gelişmeleri destekler nitelikte. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de ABD ve İran arasındaki nihai anlaşma metninin hazırlandığını ve anlaşma sağlandığını duyurarak süreci teyit etmişti.
BOĞAZIN EGEMENLİĞİ UMMAN VE İRAN'DA OLACAK
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, özellikle Hürmüz Boğazı'nın geleceğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. ABD'nin ambargoyu kaldırması ve boğazın yeniden açılmasının mutabakat zaptının bir parçası olduğunu vurgulayan Erakçi, "Hürmüz'ün yönetimi savaş öncesinden farklı olacak, boğazın egemenliği Umman ve İran'a ait olacak." ifadelerini kullandı. Bu durum, bölgedeki güç dengelerini ve deniz ticaretinin seyrini temelden değiştirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Erakçi ayrıca, İran ve Umman'ın bu konuda yakında ortak bir bildiri yayımlayacağını ve uluslararası hukuka göre geçiş ücreti alınmasının mümkün olmamasına rağmen, hizmet bedeli tahsil edileceğini ve bunun müzakerelerde teyit edileceğini belirtti. Bu süreçte Katar'dan gelen "İran ile enerji üretimi koordine edilmedi" açıklaması ve İran basınından gelen "Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin devriyle ilgili hiçbir taahhüt verilmedi" şeklindeki yalanlamalar ise durumun karmaşıklığını ve farklı yorumlara açık olduğunu gösteriyor.

