MIT araştırmacıları, belirli bir görev olmadan sanal bir adada bırakılan yapay zeka ajanlarının kendi oyunlarını yarattığını belirtti. 30 saat boyunca yalnız bırakılan 13 Eko adlı yapay zeka ajanın, oyun oynama davranışını sergilediği gözlemlendi.
Deneyin detayları
Araştırmacılar, Eko ajanlarını bir simüle edilmiş çöl adasına yerleştirerek, onlara belirli görevler verilmeden deney yaptılar. Sonrasında, belirli görevler verildiğinde, adada 30 saat geçiren Eko ajanlarının, hiç adaya girmemiş olan benzer ajanlara göre genellikle daha başarılı olduğu görüldü. Araştırmacılar, bu tekniğin, yapay zeka ajanlarının becerileri öğrenmesi için farklı bir yöntem sunduğunu ifade ettiler.
Oyun oynamanın önemi
Araştırmacılar, “Genellikle yapay ajanları, neyi pratik yapmaları gerektiğini ve ilerleme olarak neyin sayıldığını önceden belirleyerek geliştiriyoruz” dediler. Ancak oyun oynamanın, ajanlara zengin ve güvenli bir dünya sunarak, ilginç olanı seçmelerine ve takip eden süreçte faydalı bilgilerin birikmesine olanak tanıdığı vurgulandı. Eko, adadaki ilk saatinde çevresini gözlemlemeye başladı ve en yüksek zirveye ulaşmaya çalıştı, fakat bunu başaramadıktan sonra alternatif bir plan geliştirdi. Başarılı olup olmadığını öğrenmek için bir altın yüzüğü denedi, ancak yüzüğü okyanusa attı ve “Aah. Yüzüğü kaybettim.” yazarak yeni bir hedef belirledi: taşlardan oluşan bir kalp inşa etmek. Oyun sıfırlanınca yüzük geri geldiğinde, Eko onu bir basketbol çemberi olarak kullanmaya başladı. Araştırmacılara göre, bu süreçte ajanlar insan benzeri davranışlar sergiledi ve yapılandırılmamış oyun deneyimleri onlara yeni bilgiler kazandırdı.
