SDG'nin İslâm'la Savaşının Ardındaki Gerçekler: Bir İçeriden Anlatım

YPG/SDG'nin önde gelen isimlerinden Salih Müslim'in yeğeni Usame Müslim, Yeni Şafak gazetesine verdiği özel röportajda, örgütün Suriye devrimi ve bölgedeki İslami faaliyetlere yönelik tutumunu çarpıcı iddialarla ortaya koydu. Müslim, Kobani'nin devrimin sembol şehirlerinden biri olduğunu belirtirken, PKK ve uzantılarının Kürtleri silah zoruyla halk hareketinden uzaklaştırdığını ve YPG'nin rejimle iş birliği yaptığını öne sürdü.

İNANCINIZLA SAVAŞIYORUZ: İSLÂMÎ FAALİYETLERE YÖNELİK SİSTEMATİK SİLDİRME GİRİŞİMİ

Usame Müslim, PKK ve uzantılarının bölgede sistematik olarak İslami faaliyetleri hedef aldığını ve ailesinin de bu baskılara maruz kaldığını anlattı. Kendi ailevi ve fikri anlaşmazlığını Salih Müslim ile olan ayrılığına bağlayan Müslim, babasının "Ben siyasetçi değilim, İslam davetçisiyim" demesi üzerine Salih Müslim'in "Biz senin kalbinle, inancınla savaşıyoruz" cevabını verdiğini aktardı. Bu sözlerin ardından 2013'ten sonra tüm bağların koptuğunu belirten Müslim, SDG'nin ilk hedefinin her zaman İslam olduğunu, çünkü Kürt halkının alimlerine ve şeyhlerine uyduğunu ve bunun örgüt için bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Demokrasi adı altında toplumun dinini, aşiret yapısını ve geleneklerini yok etmeye çalıştıklarını iddia etti.

HÜKÜMETİN ZAFERİ VE GERİ DÖNÜŞ UMUDU

Müslim, SDG ile Suriye hükümeti arasında imzalanan son anlaşmayı "SDG'nin değil, hükümetin ve devrimin zaferidir" olarak nitelendirdi. Anlaşmanın sahada uygulanmasının önemine dikkat çeken Müslim, devlet kurumları bölgeye girmezse anlaşmanın anlamsız kalacağını ve savaşın yeniden başlayabileceğini ifade etti. Halkın artık yalanları gördüğünü ve Kürt davası adı altında yapılanların ortaya çıktığını söyledi. Suriye ordusunun işgal altındaki bölgelere girmesiyle memleketi Aynel Arab'a döneceğini ve işgal bitince oraya giden ilk kişi olacağını belirtti. PKK'nın Türkiye'deki terörle mücadele ve barış sürecine de değinen Müslim, PKK'nın Türkiye'den çıkıp Suriye'ye yerleşmesinden endişe duyduklarını ve bu teröristlerin tam bir mafya gibi hareket ettiğini, her yerden temizlenmesi gerektiğini dile getirdi. Son olarak, Suriye'deki ve ülke dışındaki Kürtlere seslenerek propaganda'ya kanmamalarını, dökülen kanın Kürt davası için değil, PKK'nın projeleri için döküldüğünü söyledi. SDG'ye verilen koşulsuz desteğin yanlış olduğunu ve adalet isteniyorsa, SDG'siz ve terörsüz bir adalet olması gerektiğini vurguladı.

Sitemizin daha işlevsel hale getirilmesi için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Fikrini Söyle’yi kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgilere çerez politikamız'dan ulaşabilirsiniz.