Geçtiğimiz günlerde ABD'nin silah desteğini çekmesiyle zayıflayan terör örgütü SDG, artık en büyük destekçisi olarak İsrail'i görüyor. İsrail'in, komşu ülkeleri hedef alan 'Oded Yinon Planı'nı devreye soktuğu ve bu kapsamda SDG'ye destek verdiği belirtiliyor.
İsrail'in Stratejik Hamlesi ve SDG'nin Konumu
İsrail'in, güneyde Dürzileri desteklerken aynı zamanda kuzeyde de SDG'ye arka çıktığı vurgulanıyor. Hatta İsrail'in, Suriye'de Esed rejimine bağlı silahlı grupları da kışkırttığı iddia ediliyor. Fırat'ın doğusunda yuvalanan terör örgütü, entegre olmak yerine ayak diretmeye devam ediyor. Bu süreçte Fransa'nın da el altından örgüte destek verdiği, örgütün kontrolündeki hapishanelerde çok sayıda Fransız DEAŞ'lının bulunmasının bu durumu desteklediği ifade ediliyor.
Türkiye'nin Tecrübeleri ve SDG'nin Yapılaşması
Güvenlik endişesi taşıyan iki ülke, DEAŞ'lı teröristlerin kendi ülkelerine geçişini engellemek amacıyla SDG'ye hava desteği, istihbarat paylaşımı, silah temini, askeri eğitim ve operasyonel destekler sağlıyor. Türkiye, daha önce Zeytin Dalı Operasyonu sırasında Afrin'de karşılaştığı devasa tüneller ve beton duvarlarla örülmüş yer altı şehirleri, örgütün silah depoları ve mevzilerinin Fransa'nın Münbiç'teki çimento şirketi Lafarge'ın sağladığı malzemelerle inşa edildiğini ortaya çıkarmıştı. Tüm bu gelişmeler ışığında, terör örgütü SDG'nin bir kez daha masayı kilitlemesi ve müzakerelerden sonuç alınamaması dikkat çekiyor.

