Palantir'den 'katıksız çoğulculuk' ve 'gerici kültürlere' karşı manifesto: Teknoloji devi ideolojik cephesini açtı

Veri analizi ve yazılım şirketi Palantir, CEO Alexander Karp'ın 'The Technological Republic' adlı kitabından alıntılanan ve 'kapsayıcılık' ile 'gerici kültürler'i hedef alan 22 maddelik bir bildiri yayınlayarak dikkatleri üzerine çekti. Şirketin bu yayınladığı özet, geçen yıl yayımlanan ve yazarlar tarafından Palantir'in çalışmalarının teorik temelini oluşturduğu iddia edilen kitabın bir parçası niteliğinde. Ancak eleştirmenler tarafından 'hiç de bir kitap değil, kurumsal satış materyali' olarak nitelendirilmişti.

BATININ SAVUNUCUSU MU, SİLİKON VADİSİNE BORÇLU MU?

Teknoloji sektöründeki gelişmeler ve Palantir'in Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile olan çalışmaları, şirketin ideolojik duruşunu daha fazla incelemeye tabi tutmuştu. Özellikle şirketin 'Batı'nın savunması' misyonu üstlenmesi, çeşitli tartışmaları beraberinde getirdi. Nitekim, Kongre Demokratları yakın zamanda ICE ve İç Güvenlik Bakanlığı'na bir mektup göndererek, Palantir ve diğer gözetim şirketlerinin araçlarının Trump yönetiminin sert deportasyon stratejisinde nasıl kullanıldığına dair daha fazla bilgi talep etmişti. Şirketin yayınladığı özet ise doğrudan bu bağlamlara pek değinmeyerek, sadece 'çok sık sorulduğu için' bu özeti sunduğunu belirtti. Ardından, 'Silikon Vadisi'nin yükselişini mümkün kılan ülkeye ahlaki bir borcu olduğu'nu ve 'ücretsiz e-postanın yeterli olmadığını' öne sürdü.

YAPAY ZEKA VE ULUSLARARASI DENGELER ÜZERİNE TARTIŞMALI YAKLAŞIMLAR

Bildiride, 'bir kültürün veya medeniyetin yozlaşmasının, hatta egemen sınıfının, ancak o kültür kamu için ekonomik büyüme ve güvenlik sağlayabiliyorsa bağışlanacağı' ifadesi yer alıyor. Şirket, Elon Musk'ın büyük anlatılara olan ilgisini küçümseyen bir kültürden, ordunun yapay zeka kullanımı konusundaki güncel tartışmalara kadar geniş bir yelpazede eleştirilerde bulunuyor. Palantir, 'Yapay zeka silahlarının yapılıp yapılmayacağı sorusu değil, kimin ve hangi amaçla yapacağıdır' diyerek, rakiplerin bu teknolojileri geliştirmekten çekinmeyeceğini vurguluyor. Benzer şekilde, 'atom çağının sona erdiği' ve 'yapay zeka temelli yeni bir caydırıcılık döneminin başladığı' fikrini ortaya atıyor. Bildiri ayrıca, 'savaş sonrası Almanya ve Japonya'nın etkisizleştirilmesini' kınıyor ve Almanya'nın silahsızlandırılmasının ağır bir bedeli olduğunu, Japon pasifizminin ise Asya'daki güç dengesini değiştirebileceğini iddia ediyor. Metin, 'boş ve anlamsız bir çoğulculuğun sığ cazibesi'ni eleştirerek son buluyor. Palantir'e göre, çoğulculuk ve kapsayıcılığa körü körüne bağlılık, 'bazı kültürlerin ve alt kültürlerin harikalar yarattığı, bazılarının ise vasat, hatta gerici ve zararlı olduğu' gerçeğini göz ardı ediyor. Bellingcat'in CEO'su Eliot Higgins, bu bildiriyi 'son derece normal ve iyi bir şey' olarak nitelendirirken, bunun sadece 'Batı'nın savunması' olmadığını, aynı zamanda demokrasiyi oluşturan doğrulama, müzakere ve hesap verebilirlik gibi temel direklere yönelik bir saldırı olduğunu savundu. Higgins, bu argümanların Palantir'in savunma, istihbarat, göçmenlik ve polis teşkilatlarına sattığı operasyonel yazılımlardan elde ettiği gelire dayanan halkla ilişkiler stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti.

Sitemizin daha işlevsel hale getirilmesi için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Fikrini Söyle’yi kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgilere çerez politikamız'dan ulaşabilirsiniz.