ABD Başkanı Donald Trump'ın, Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun ABD'ye götürülmesinin ardından paylaştığı bir fotoğraf, Maduro'nun ilginç yaşam öyküsünü yeniden gündeme taşıdı. Fotoğrafta gözleri bağlı ve elinde su şişesiyle görülen Maduro'nun siyasi kariyerinin kökenleri, otobüs şoförlüğüne kadar uzanıyor.
NICOLAS MADURO KİMDİR?
1962'de Venezuela'nın başkenti Caracas'ta doğan Nicolas Maduro, gençlik yıllarında sosyalist siyasi oluşumlara katıldı. Caracas Metrosu'nda vatman olarak çalışmaya başlayan Maduro, kısa sürede sendika başkanlığına yükseldi. Eski Devlet Başkanı Hugo Chavez'in kurduğu Bolivarcı Devrimci Hareket'in (MBR-200) önemli isimlerinden biri olan Maduro, Chavez'in hapse girmesiyle birlikte özgürlüğü için mücadele eden aktivistlerin başında yer aldı. Siyasi kariyerine 1999'da Venezuela Kurucu Ulusal Meclis üyesi olarak başlayan Maduro, daha sonra Ulusal Meclis Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulundu. 2012'de Devlet Başkan Yardımcılığına getirilen Maduro, 8 Mart 2013'te Hugo Chavez'in ölümünün ardından anayasal olarak Venezuela Devlet Başkanlığı görevini devraldı ve aynı yıl yapılan seçimleri kazanarak Chavez döneminin işçi sınıfından gelen ilk devlet başkanı oldu.
ABD İLE GERGİN İLİŞKİLER VE YAPTIRIMLAR
Maduro'nun devlet başkanlığı süresince ABD ile ilişkileri sürekli gergin bir seyir izledi. ABD'nin hedefi haline gelen Maduro hakkında tutuklama kararı çıkarıldı ve yakalanmasına yardım edenlere 50 milyon dolar ödül vaat edildi. Venezuela'daki öğrenci protestoları ve 2018 seçimlerinin muhalefet tarafından tanınmaması, hükümet ile muhalefet arasındaki tansiyonu yükseltti. Ülkesi, dünyanın en yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkeler arasında yer alırken, ABD başta olmak üzere çeşitli yaptırımlar ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. 2018'de bir suikast girişiminden kurtulan Maduro, 2019'da ABD destekli muhalefetin kalkışmasını bastırmayı başardı. Uzun süre uluslararası alanda tanınırlığını kaybeden Maduro, zaman zaman muhalifleriyle yaptığı müzakereler ve ılımlı açıklamalarıyla yeniden dikkat çekti. Ancak yakın çevresinin ve Venezuelalı petrol şirketlerinin ABD tarafından uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlanması, İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah ile işbirliği yapmakla itham edilmesi, gerilimin arttığının göstergeleri oldu. 2024'te yapılan ve Maduro'nun kazandığı seçimlerin sonuçları muhalefet tarafından reddedilirken, bu durum Chavezci hükümete yönelik baskıyı daha da artırdı. Avrupa ve Latin Amerika'daki bazı ülkelerin desteğini kaybetmesiyle karşı karşıya kalan Maduro, ABD yönetiminin ciddi tehditleri ve önlemleriyle yüzleşti.
ULUSLARARASI GERİLİM VE GÖRÜŞMELER
ABD'nin Maduro ve üst düzey askeri yetkililerin yönettiğini iddia ettiği "Cartel de los Soles"i terör örgütleri listesine alması, Washington'un Venezuela'ya müdahalesinin bir bahanesi olarak yorumlandı. Buna karşın Maduro hükümeti, ABD'nin Venezuela'nın kaynaklarını kontrol etmek için sosyalist hükümeti hedef aldığını savundu. Şarkıları, dansları ve Filistin davasına verdiği destekle tanınan Maduro, Türkiye'yi en son 8 Haziran 2022'de ziyaret etti. Aralık 2025'te ABD basınında yer alan haberlere göre, Başkan Trump ile Maduro arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Trump'ın Maduro'dan ülkeyi terk etmesini istediği, Maduro'nun ise kendisi ve yakın çevresi için "küresel af" talep ettiği ancak Trump'ın bunu reddederek Maduro, eşi ve oğluna güvenli çıkış imkanı sağlanabileceği mesajını verdiği belirtildi. Maduro da bu telefon görüşmesini doğrulayarak, görüşmenin saygı çerçevesinde geçtiğini ifade etti. ABD'nin Venezuela'ya müdahalesi, Çinli yetkilinin Caracas ziyaretinden saatler sonra gerçekleşti. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Latin Amerika ve Karayipler Özel Temsilcisi Çiu Şiaoçi'nin Maduro ile yaptığı görüşmenin ardından ABD'nin hava saldırıları ve müdahalesi dikkat çekti. YouTube ve X (eski adıyla Twitter) hesapları tek taraflı kapatılan Maduro'nun Telegram hesabındaki son paylaşımları, Çiu'nun ziyaretinden görüntüler içeriyordu. ABD Başkanı Trump, Maduro ve eşinin bir gemiyle New York'a getirileceğini açıklarken, Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Rodriguez, Maduro'nun derhal serbest bırakılmasını talep etti. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Venezuela saldırısını 15 Temmuz ile ilişkilendirirken, Trump da Venezuela'yı kendilerinin yöneteceğini belirtti.

