SETA Vakfı, 'Sosyal Panorama 2025: Türkiye'de Değişen Nüfus ve Ailenin Geleceği' başlıklı kitabın tanıtımı için düzenlediği sempozyumda, ülkenin hızla değişen nüfus yapısını masaya yatırdı. TÜİK projeksiyonlarına göre önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısının 900 bin azalacağı öngörülürken, nüfus artış hızı 2023'te binde 1,1 ve 2024'te binde 3,4 olarak gerçekleşti. Doğurganlık hızı ise 2023'te 1,51 ve 2024'te 1,48'e gerileyerek yenilenme eşiği olan 2,1'in altında kaldı; bu durum uzun vadeli demografik riskleri artırıyor.
DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜMÜN ETKİLERİ
SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş, sempozyumda doğurganlık hızının düşmesi, nüfusun yaşlanması ve aile yapısındaki dönüşümü vurguladı. Eğitim seviyesindeki artış, kentleşme ve yaşam tarzı değişikliklerinin doğurganlığı etkilediğini belirtti. Türkiye'nin yaşlı nüfus oranı yüzde 10,6'ya yükselirken, uzmanlar bu değişimin politika yapıcılar için kritik bir alan olduğunu ifade etti. Kitap, 22 ayrı makale ile doğum, ölüm, göç, evlilik, boşanma ve yaş gruplarını inceleyerek Türkiye'nin demografik yapısını analiz ediyor.
YETKİLİLERDEN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sempozyumda azalan doğurganlık oranlarına dikkat çekti ve 2001'de 2,38 olan doğurganlık hızının 2024'te 1,48'e düştüğünü belirtti. Yılmaz, 65 yaş üstü nüfus oranının yüzde 10'a yükseldiğini ve göçün nüfus artışındaki rolünü vurguladı. Ayrıca, sezaryen oranlarının AB ortalamasının üzerinde olmasının olumsuz etkilerine değinerek, Aile ve Gençlik Fonu'nun yaygınlaşacağını ve Türkiye'nin düzenli göçe ihtiyacı olduğunu söyledi.

