NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı, Brüksel'deki NATO karargahında başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefiklerin Lahey Zirvesi'nden bu yana ortak savunmayı güçlendirme konusunda kaydettikleri ilerleme ve Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenecek bir sonraki zirveye hazırlıkları ele alacaklarını açıkladı.
RUTTE'DEN RUSYA'YA SERT ÇIKIŞ
Rutte, Rusya'nın caydırıcılığı sınamaya devam ettiğini belirterek, "Rusya, jetler ve insansız hava araçlarıyla hava sahamızı ihlal etti, sabotaj eylemleri gerçekleştirdi, karasularımıza casus gemileri gönderdi. Bu eylemler, pervasız ve tehlikelidir." ifadelerini kullandı. Rusya'nın yalnız hareket etmediğini vurgulayan Rutte, "Rusya, toplumlarımızı istikrarsızlaştırmak ve küresel kuralları yok saymak için Çin, Kuzey Kore ve İran’la yakın işbirliği içinde hareket ediyor." değerlendirmesinde bulundu. Rutte, NATO üyelerinin ise buna kararlılık, birlik ve güçlü şekilde karşılık verdiğini belirterek, tüm üyelerin daha fazla ve hızlı sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdi.
UKRAYNA DESTEĞİ VE TÜRKİYE'NİN ROLÜ
Toplantının ilk oturumunda, NATO'nun gündemindeki öncelikli meseleler ele alınacak. Bu bağlamda başta Rusya-Ukrayna Savaşı olmak üzere Avrupa-Atlantik güvenliğinde son dönemde yaşanan gelişmelerin toplantının ana gündemini oluşturması bekleniyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın katılmalarıyla gerçekleşecek NATO-Ukrayna Konseyi'nde de savaştaki durum, barış çabaları ve Ukrayna'daki reform çalışmalarının ele alınması öngörülüyor. Toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ediyor.
FİDAN'DAN ANKARA ZİRVESİ VURGUSU
Fidan'ın, muhataplarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor. Fidan'ın, Türkiye'nin güçlü ve modern askeri kabiliyetleri ve savunma sanayisiyle NATO'ya ve Avrupa güvenliğine yaptığı katkılara değinmesi, NATO Ankara Zirvesi hazırlıkları hakkında dışişleri bakanlarıyla bilgi paylaşması ve NATO'nun Avrupa sütununu güçlendirme çabalarının tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğini vurgulaması öngörülüyor. Ayrıca, Türkiye'nin Ukrayna'nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yinelemesi ve barış sürecine her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğunun altını çizmesi bekleniyor.

