Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh Sabri, 7 yıl önceki 'Babü'l-Esbat Direnişi'nin yıldönümünde Filistin halkının kutsal mabede olan bağlılığını bir kez daha dile getirdi. İsrail polisinin 2017'de Mescid-i Aksa'nın kapılarına yerleştirdiği arama kapılarının kaldırılmasıyla sonuçlanan bu direnişin, Mescid-i Aksa'nın Müslümanlara ait olduğu gerçeğini tüm dünyaya haykırdığını belirtti.
Kutsal Topraklar Üzerinde Hak İddiası Kabul Edilmez
Şeyh Sabri, Kudüs halkı başta olmak üzere Filistinlilerin, Mescid-i Aksa'nın İslami egemenliğini koruma konusundaki kararlılığını vurguladı. Filistin halkının, 1967'den bu yana mabedin statüsünü değiştirmeye yönelik tüm İsrail girişimlerine karşı dimdik ayakta durduğunu söyledi. "Babü'l-Esbat zaferi, Mescid-i Aksa'nın yalnızca Müslümanlara ait olduğu ve oradan bir karış toprağın dahi terk edilmeyeceği yönünde net bir mesajdır" diyen Sabri, fanatik Yahudi baskınlarının ve ihlallerinin, İsrail'e kutsal mabette herhangi bir hak sağlamayacağını sert bir dille ifade etti.
İslam Dünyasına Çağrı: Sorumluluklarınızı Yerine Getirin
Artan İsrail ihlallerinin, caydırıcı bir unsurun yokluğunda yaşandığını ancak bunun asla kanıksanmayacağını belirten Şeyh Sabri, Filistin halkının büyük fedakarlıklarla Mescid-i Aksa'yı koruma emanetini üstlendiğini vurguladı. Acımasız saldırılar karşısında teslim olmayacaklarını ve bedeli ne olursa olsun kutsal mabedi savunmaya devam edeceklerini bildirdi. Sabri, Mescid-i Aksa'nın tüm İslam ümmetinin ortak sorumluluğu olduğunu hatırlatarak, İslam dünyasını bu kutsal mabede karşı üzerine düşen görevleri yerine getirmeye çağırdı. Filistin halkının, İslam ümmeti için en kutsal üçüncü mabet olan Mescid-i Aksa'nın bekçisi ve savunucusu olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

