Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD'nin kendi koyduğu yaptırımlarla Küba'ya uyguladığı ekonomik ablukayı örtbas etmeye çalıştığını sert bir dille eleştirdi. Rodriguez, ABD Dışişleri Bakanı'nın medyanın ilgisiyle birlikte Küba'ya petrol akışını engellemediklerine dair tekrarladığı beyanları yalanlayarak, Washington yönetiminin gerçekleri çarpıttığını belirtti.
Yaptırımlar ve Yalanlar Zinciri
Rodriguez, ABD Dışişleri Bakanı'nın, Küba'ya petrol sağlayan ülkelerden ithal edilen mallara cezalandırıcı gümrük vergileri getiren ve bizzat ABD Başkanı tarafından imzalanan 29 Ocak 2026 tarihli 14380 sayılı Kararname'yi 'kasıtlı olarak' görmezden geldiğini vurguladı. Bu kararnamenin, Küba'nın egemen bir şekilde petrol ticareti yapan ulusları ABD pazarında ticari misillemelerle tehdit ettiğini ve bunun açıkça petrol girişini engelleme amacı taşıdığını dile getirdi. Bu durumun, üçüncü bir ülkenin Küba ile ticaretini durdurması için uygulanan bir 'ekonomik zorbalık' olduğunu ifade etti.
ABD'nin Küba Politikası ve Sonuçları
ABD Başkanı Donald Trump'ın 30 Ocak'ta imzaladığı kararname, Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyordu. Beyaz Saray bu adımı, Küba'nın 'zararlı eylem ve politikalarına' karşı ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını koruma gerekçesiyle savunmuştu. Trump daha önce de Küba'yı 'çökmüş bir devlet' olarak nitelendirmiş ve sorunları ancak ABD'nin çözebileceğini öne sürmüştü. Ancak Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'nin ülkesine müdahale için 'bahane' aradığını ve böyle bir durumda bölgenin 'kan gölüne döneceği' uyarısında bulunmuştu. Bu gelişmeler, ABD ile Küba arasındaki gerilimin daha da tırmandığına işaret ediyor.

