Teknolojiye sadece teknik bir ilerleme olarak değil, toplumsal, siyasal ve etik boyutlarıyla bakan Kamu Teknoloji Platformu (KTP), 2026 yılını "Kamusal Zekâ Yılı" olarak ilan etti. Bu kapsamda, yapay zekâ ve otomasyonun istihdam üzerindeki etkilerine toplumsal bir çerçeve kazandırmak amacıyla "Metal Yaka İstihdam Ofisi" hayata geçirilecek.
KAMUSAL ZEKÂ İLE TEKNOLOJİ YENİDEN TANIMLANIYOR
KTP, yapay zekâ, veri, yazılım, dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kamusal alandaki etkilerini izleyen, politika önerileri geliştiren ve kamu yararını önceliklendiren bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor. Platform, teknolojinin denetimsiz bir güç haline gelmesine karşı şeffaflık, hesap verebilirlik, etik ilkeler ve toplumsal adalet temelinde bir kamusal teknoloji anlayışını savunuyor. KTP, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum, özel sektör ve vatandaşlar arasında teknoloji odaklı ortak akıl mekanizmaları oluşturmayı hedefliyor.
YAPAY ZEKÂ VE İNSAN MERKEZLİ YAKLAŞIM
"Kamusal zekâ" kavramını benimseyen KTP'ye göre bu, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sadece hız ve verimlilik aracı olarak değil; insan onuru, toplumsal adalet ve kamu yararı temelinde ele alınması anlamına geliyor. Bu yaklaşım, algoritmaların değil kamunun aklının, piyasanın değil toplumun ihtiyaçlarının önceliklendirildiği bir teknoloji anlayışını ifade ediyor. Günümüzde karar alma süreçlerinin büyük ölçüde şeffaflıktan uzak ve denetimsiz algoritmalar üzerinden ilerlediğini belirten KTP, Kamusal Zekâ Yılı ilanıyla bu duruma dikkat çekmeyi ve teknolojinin yönünü toplum lehine yeniden tartışmaya açmayı amaçlıyor. Kamu Teknoloji Platformu Başkanı Çağrı Işıklıoğlu, kamusal zekânın teknolojik bir tercih değil, demokratik bir zorunluluk olduğunu vurgulayarak, "Bugün yapay zekâ konuşuluyor ama kamusal akıl konuşulmuyor. Teknoloji hızlanıyor, sistemler otomatikleşiyor; ancak toplum aynı hızda korunmuyor. Biz kamusal zekâ derken, teknolojinin denetimsiz bir güç alanına dönüşmesine itiraz ediyoruz. Teknoloji; birkaç şirketin, kapalı algoritmaların ya da piyasa çıkarlarının değil, kamunun ortak aklıyla yön verilen bir toplumsal kapasite olmalıdır. 2026'yı Kamusal Zekâ Yılı ilan etmemizin nedeni, teknolojinin geleceğini yeniden kamunun söz hakkıyla kurma iradesidir." dedi.

