Son aylarda yaşanan trajik olaylar ve özellikle Gazze'deki insani felaket, İsrail'e yönelik uluslararası tepkinin ötesine geçerek kalıcı bir algı dönüşümüne yol açtı. Yıllardır ABD'deki çift partili destek ve Avrupa ile kurulan istikrarlı ilişkiler sayesinde uluslararası baskılardan sıyrılabilen işgalci güç, bu kez 'koruma kalkanının' hızla zayıfladığını deneyimliyor. Kamuoyu yoklamaları, sosyal medya etkileşimi, kültürel boykotlar ve diplomatik yaptırımların bir arada artması, İsrail'in giderek daha fazla yalnızlaştığının somut göstergeleri arasında yer alıyor.
Yalnızlaşmanın Somut Göstergeleri
Bu yalnızlaşmanın en çarpıcı örneklerinden biri, bu yılki Eurovision Şarkı Yarışması'nda yaşandı. İsrail temsilcisi, yarışma boyunca yoğun protestoların hedefi olurken, İrlanda, İspanya, Hollanda, İzlanda ve Slovenya gibi ülkelerden yayın kuruluşları ve sanat çevreleri İsrail'e karşı boykot çağrıları yaptı. Yarışma alanının çevresindeki gösterilerde Gazze'deki sivil kayıplar ve İsrail hükümetinin politikaları protesto edildi. Benzer şekilde, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısının hakkında tutuklama kararı talep ettiğini duyurdu. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in ise Fransa ve Polonya'dan giriş yasağıyla karşılaşması, işkence görüntüleri sayesinde İsrail'in dünya kamuoyundaki gerçek yüzünün daha net görülmesine neden oldu. Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının, Batı Şeria'daki Yahudi terörizmine ve destekçilerine yaptırım uygulama kararı, yetersiz de olsa önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, İspanya öncülüğünde İsrail ile AB arasındaki ortaklık anlaşmasının askıya alınması da ciddi biçde tartışılıyor.
Genç Kuşaklar Gerçekleri Görüyor
Kamuoyu araştırmaları, özellikle genç nesillerde İsrail'e yönelik algının dramatik biçimde değiştiğini ortaya koyuyor. Pew Araştırma Merkezi'nin mart ayında yayımladığı bir ankete göre Amerikalıların yüzde 60'ı İsrail hakkında olumsuz görüş bildiriyor; bu oran 2022'de yüzde 42 idi. 18-49 yaş grubundaki Amerikalıların yaklaşık dörtte üçü İsrail'e olumsuz bakıyor. Araştırma, genç Cumhuriyetçiler arasında bile İsrail'e desteğin gerilediğini gösteriyor. Birçok genç seçmenin İsrail'i artık güvenlik kaygıları üzerinden değil, işgal, yerleşim politikaları ve Filistinlilerin insani krizi üzerinden değerlendirdiği görülüyor. Benzer eğilimler Avrupa'da da güçleniyor. Avustralya, Yunanistan, Endonezya, Japonya, Hollanda, İspanya, İsveç ve Türkiye'de halkın büyük çoğunluğu İsrail hakkında olumsuz görüş bildiriyor. Avrupa Birliği'nin son adımları İsrail için önemli bir kırılma noktası olarak görülüyor. Küresel tepki, İsrail'in diplomatik imaj sorununu aşarak, ülkenin güvenliğini büyük ölçüde ABD'nin sağladığı askeri destek ve istihbarat iş birliğine dayanan uzun vadeli stratejik gücünü de doğrudan etkilemesi bekleniyor.

