İsrail merkezli Haaretz gazetesi, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'daki arkeolojik alanların yönetimini sivil bir otoriteye devretme planı hakkında çarpıcı bilgiler sundu.
DEVLET POLİTİKASI OLARAK ARKEOLOJİ
Bu plan, Filistin topraklarının kültürel mirası üzerinden sistematik bir ilhak girişimini gizlemeye yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Haaretz'in haberine göre, İsrail hükümeti, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan arkeolojik alanların yönetimini, İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare'den alarak yeni kurulacak "Yahudiye ve Samariye Kültürel Miras Kurumu"na devretmeyi hedefliyor. Batı Şeria'da yaklaşık 2 bin 600 arkeolojik ve tarihi sit alanı bulunuyor ve bu girişim, arkeolojiyi siyasi bir ilhak aracı olarak kullanma tartışmalarını yeniden alevlendiriyor.
ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRILIK
Tasarı, sivil bir kuruma, ilk kez Filistin toprakları üzerinde kazı yapma ve arazilere el koyma yetkisi vermeyi amaçlıyor. İsrailli arkeolog Alon Arad, bu durumu "ilhak motivasyonu çok açık" diyerek eleştiriyor. Ayrıca, "Bu yasa, Miras Bakanı'na keyfi olarak her yeri tarihi sit alanı ilan etme yetkisi verecek. Bu, diktatörce bir arkeolojidir" ifadelerini kullanıyor. Öte yandan, Peace Now hareketi, bu durumun açık bir ilhak olduğunu belirtiyor ve yasada yer alan düzenlemelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor. Sonuç olarak, Batı Şeria'da yeni otoritenin kurulmasına yönelik yasa tasarısının görüşmeleri, Netanyahu'ya karşı oluşan muhalefet nedeniyle şu an durdurulmuş durumda. İlk oylama Mayıs 2026'da yapılmış, tasarının yasalaşması için ikinci ve üçüncü oylamalardan geçmesi gerekecek.

