İsrail'in acımasız saldırıları Lübnan topraklarında kan dökülmeye devam ediyor. Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı son veriler, 2 Mart'tan bu yana devam eden saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 319'a ulaştığını ortaya koyarken, 12 bin 203 kişi de yaralandı. Bu rakamlar, bir önceki gün açıklanan 4 bin 304 kişilik can kaybı verisini de aşarak, vahşetin boyutunu gözler önüne seriyor.
SALDIRILAR DURDURULAMIYOR
Bölgedeki ateşkes çağrılarına ve ABD-İran arasında varıldığı iddia edilen mutabakata rağmen İsrail, saldırılarını sürdürmekten geri durmuyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) güneydeki Kefer Tebnit ve Beraşit beldelerine yönelik saldırılar düzenledi. Beraşit'e yapılan saldırı, topçu atışları ve makineli tüfeklerle de desteklendi. Ayrıca, İsrail ordusunun Bint Cubeyl ilçesindeki bazı evleri patlayıcılarla yıktığı da gelen bilgiler arasında. En son öğle saatlerinde Nebatiye beldesinde bir araca yönelik İHA saldırısında, evlerini kontrol etmeye giden bir kadın, annesi ve iki yabancı uyruklu kişi hayatını kaybetti.
ATEŞKES SÜRECİ VE SAVAŞIN KORKUNÇ BEDELİ
İsrail'in 2 Mart'ta başlattığı yoğun hava saldırıları, Lübnan'ın güneyinde birçok beldeyi işgal altına alırken, Lübnan hükümeti 1 milyonu aşkın kişinin yerinden edildiğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump'ın 24 Nisan'da duyurduğu 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta uzatıldığı bilgisi, ardından 14-15 Mayıs'taki görüşmelerle 45 gün daha uzatıldığı kararı ve 14 Haziran'da İran ve ABD'nin savaşın durdurulması yönündeki mutabakatı, ne yazık ki sahada karşılık bulmadı. Washington'da imzalanan 'çerçeve anlaşması' da bu acımasız saldırıları engelleyemedi. Bu süreçte, 40 Hizbullah savaşçısının kuşatma altında olduğuna dair iddialar da ortalığı daha da karıştırıyor. İşgal medyası ise Netanyahu'nun Trump ile görüşme nedenini, seçim avantajı elde etmek olarak yorumluyor ve ilişkilerde 'çatlak olmadığı' mesajını yaymaya çalışıyor.

