Filistin Başbakanlığı, İsrail'in Filistin'e ait yaklaşık 11 milyar dolarlık mali varlığı elinde tuttuğunu ve bunun 'bağımsız Filistin Devleti'ni engellemeye yönelik sistematik bir politika' olduğunu açıkladı. Başbakan Muhammed Mustafa, Avrupa Birliği (AB) yetkilileriyle bir araya gelerek bu durumu detaylandırdı. Mustafa'ya göre, İsrail'in Filistin vergi gelirlerinden kestiği yaklaşık 6 milyar dolar ve dondurduğu 5 milyar dolarlık banka varlığı, Filistin ekonomisini ve devlet olma potansiyelini baltalıyor.
FİLİSTİN VARLIĞINI PARÇALAMA POLİTİKASI
Başbakan Mustafa, İsrail'in Filistinlilere yönelik gerginliği tırmandırma çabalarını sert bir dille kınayarak, bu eylemlerin Filistin varlığını parçalamayı, iki devletli çözümü baltalamayı ve bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasını engellemeyi hedeflediğini vurguladı. Bu politikanın Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, Yahudi yerleşimlerinin genişletilmesini, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarını ve Filistinlilerin hareket özgürlüğüne getirilen kısıtlamaları içerdiğini belirtti. Hükümetin olağanüstü koşullara rağmen reform programlarını sürdürdüğünü ancak bunun için İsrail'in Filistin ekonomisini ve kurumlarını zayıflatan uygulamalarının durdurulması gerektiğini ifade etti.
AB VE ULUSLARARASI MÜTTEFİKLERE ÇAĞRI
Mustafa, AB ve uluslararası müttefiklere, Filistin'in kurumsal ve mali istikrarını desteklemeye devam etmeleri ve uluslararası hukuka aykırı İsrail politikalarını durdurmak için somut adımlar atmaları çağrısında bulundu. Gazze Şeridi'nin Filistin Devleti'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu yineleyen Başbakan, 17 Kasım 2025 tarihli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararının uygulanması için çabaların artırılmasını talep etti. AB Komisyonunun Akdeniz'den sorumlu üyesi Dubravka Suica ise AB'nin Filistin'e desteğini sürdüreceğini teyit ederek, Gazze'deki insani acıların kabul edilemez olduğunu ve bu duruma son verilmesi için çalıştıklarını belirtti. Suica, insani yardımın ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin önemini vurguladı.

