İsrail hapishanelerindeki zulme sessiz kalmayın çağrısı: 'İnsanlık sorumlu olur

Mahkum yakınları, İsrail'in Filistinlilere yönelik hapishane politikalarına sert tepki göstererek, başta Müslüman halklar olmak üzere tüm dünya halklarına 'Bu zulme sessiz kalmayın' çağrısında bulundu. Eşinin 15 yıldır İsrail hapishanelerinde tutuklu olduğunu belirten Seba Yakub Alavi, yaşadıkları dramı Yeni Şafak'a anlattı. Alavi, "Çocuklarım babasız büyüdü, onlara hem anne hem baba oldum. Eşimin yokluğunu her gün derinden hissederken şimdi de idam yasası getireceklerini söylüyorlar. Bu yasa hayata geçirilirse, masum Filistinlilerin katledilmesinde tüm insanlık sorumlu olur" dedi. Zulme karşı sessiz kalınmamasını isteyen Alavi, "Susmak, bu suça ortak olmaktır. Biz sadece eşlerimizin ve çocuklarımızın yaşama hakkını savunuyoruz" diye konuştu.

İsRAİL HAPİSHANELERİNDE İNSANLIK DIŞI KOŞULLAR

İsrail'de aşırı sağcı koalisyon hükümetinin iktidara gelmesiyle birlikte, özellikle fanatik Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben-Gvir'in icraatlarıyla hapishanelerdeki gayri insani koşullar daha da arttı. 7 Ekim 2023'te İsrail ordusunun Gazze'de soykırım işlemeye başlamasıyla bu durum daha da vahim bir hal aldı. İsrail hapishanelerinde mahkumların çeşitli işkencelere maruz kaldığı, uluslararası medyanın ve mahkemelerin gündemine oturmuştu. Alavi, "7 Ekim'den bu yana eşimden hiçbir haber alamıyoruz. Cezaevlerinde mahkumlar gıda, su ve ilaç gibi temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor. Temizlik koşullarının yetersizliği nedeniyle hastalıklar da hızla yayılıyor. Eşim de bu süreçte uyuz hastalığına yakalandı. Eşim defalarca talep etmesine rağmen herhangi bir destek alamadığı gibi, darp, işkence, hücre hapsi ve ağır hakaretlere maruz kaldı. Bu şartlarda hayatta kalmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.

ESKİ TUTUKLULAR İŞKENCELERİ ANLATIYOR

Filistin direnişi ile İsrail arasında yapılan esir takası anlaşması kapsamında serbest kalan eski Filistinli tutuklu Ammar ez-Zebn de hapishanelerdeki insanlık dışı uygulamalara dikkat çekti. 30 yılı aşkın süre İsrail zindanlarında tutuklu kalan Zebn, esirlerin yıllarca ailelerinden mahrum bırakıldığını, tıbbi ihmal nedeniyle hayatını kaybedenler olduğunu ve sorgularda hem fiziksel hem de psikolojik işkencelere maruz kaldıklarını belirtti. Kendisinin de direniş ruhunu koruyarak teslim olmadığını vurgulayan Zebn, "7 Ekim'den sonra hapishanelerde zulüm daha da arttı. Buna rağmen direndik ve hayatta kalmaya çalıştık. Şimdi ise esirlerin idam cezasına çarptırılması için adımlar atılıyor. Bu, uluslararası hukuka tamamen aykırı. Nerede insan hakları? Hapishanelerde suçsuz tutuklu olan her bir Filistinlinin hikayesi, hayatı var. Dünyadaki tüm vicdan sahiplerine sesleniyorum. Haklarımızı savunun ve bizi unutmayın" cümlelerini sarf etti.

Sitemizin daha işlevsel hale getirilmesi için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Fikrini Söyle’yi kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgilere çerez politikamız'dan ulaşabilirsiniz.