Filistin Esirler Cemiyeti'nden gelen bilgiler, İsrail hapishanelerindeki kadın tutukluların yaşadığı dehşeti gözler önüne seriyor. Mevcut 93 Filistinli kadın tutukludan üçünün, ağır şartlar ve aç bırakılma dahil olmak üzere vahşi muamelelere maruz kaldığı bildirildi. Bu durum, insan hakları açısından kabul edilemez bir tablo çiziyor ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeyi hak ediyor.
HAMİLE ESİRLERİN KORKUNÇ DURUMU
Batı Şeria'nın Kalkilya kentinden dört çocuk annesi ve dört aylık hamile Emine Tavil (37), İsrail tarafından 'provokasyon' olarak nitelendirilen bir suçlama nedeniyle 18 Mart'tan bu yana tutuklu bulunuyor. Benzer şekilde, Nablus'tan bir çocuk annesi ve beş aylık hamile Dana Cevde (35) 18 Nisan'da gözaltına alındı ve altı aylık idari tutukluluğa mahkum edildi. Ramallah'tan iki çocuk annesi ve dört aylık hamile Menar İbrahim (28) ise 'sosyal medya üzerinden provokasyon' iddiasıyla 30 Nisan'da gözaltına alındı ve süreci hâlâ devam ediyor. Damon Hapishanesi'nde tutulan bu kadınların sağlığından İsrail'in sorumlu olduğu vurgulanırken, acil serbest bırakılmaları talep ediliyor.
İNSANLIK ONURUNA AYKIRI MUAMELELER GÜNDEMDE
Esirler Cemiyeti'nin edindiği bilgilere göre, İsrail hapishanelerindeki hamile Filistinli esirler, özel sağlık durumları dikkate alınmadan aç bırakılma, kötü muamele, aşağılama ve sert sorgulamalara maruz kalıyor. Bu uygulamalar, kadınların fiziksel ve psikolojik sağlıklarının bozulmasına, kilo kaybına, aşırı yorgunluk ve bitkinlik yaşamalarına neden oluyor. Hapishane yetkililerinin insanlık onuruna aykırı davranışlarda bulunduğu, bazı kadınların ise soruşturma ve gözaltı süreçlerinde çıplak aramaya maruz bırakıldığı belirtiliyor. Gazze'deki soykırımın başladığı 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail hükümetinin, kadın ve erkek tüm Filistinli esirlerin ziyaret hakkını engellediği ve Kızılhaç ekiplerinin hapishanelere girişine izin vermediği de hatırlatılıyor. İsrail merkezli insan hakları örgütü B'Tselem'in Genel Direktörü Yuli Novak'ın da belirttiği gibi, İsrail kamuoyunda ve siyasetinde Filistinlileri 'insan gibi görmeme' yaklaşımı tamamen normalleşmiş durumda. Bu durum, Gazze'deki soykırımla aynı kökene sahip ve Filistinli çocukların da kasten hedef alındığı, soykırım ve vahşet suçlarının devam ettiği BM raporlarıyla da kanıtlanıyor.

