İsrail, Gazze'deki soykırım operasyonlarını sürdürürken, Kudüs'te de Yahudileştirme politikalarını hızlandırdı. İsrail Planlama Konseyi, Kalandiya Havalimanı ve Şeyh Cerrah bölgelerinde yaklaşık 10 bin yeni yasa dışı yerleşim birimi inşa etme planını gündemine aldı. Kudüs Valiliği, bu planların Doğu Kudüs'teki Filistin varlığını ortadan kaldırmayı ve kenti Batı Şeria'dan ayırmayı amaçladığını belirtti.
'BÜYÜK KUDÜS PLANI' DEVREDE
Yazar Muhammed Ebu Takiyye, işgalci İsrail'in "Büyük Kudüs Planı"nı hayata geçirmeye çalıştığını vurguladı. Bu plan kapsamında, Kudüs'ün doğusunda E1 projesinin uygulandığını dile getiren Takiyye, projenin on binlerce yasa dışı yerleşim biriminin inşasını ve mevcut yerleşimlerin birbirine bağlanmasını içerdiğini söyledi. Daha önceki hükümetlerin cesaret edemediği bu projenin yakın zamanda fiilen uygulanmaya başlandığına dikkat çekti. Planın, Doğu Kudüs'teki Bedevi topluluklardan 7 binden fazla Filistinlinin tehcir edilmesini ve Batı Şeria'nın kuzeyinin güneyinden tamamen koparılmasını hedeflediğini belirten Takiyye, bunun fiilen bağımsız bir Filistin devletinin tasfiyesi anlamına geldiğini ifade etti.
MESCİD-İ AKSA ÇEVRESİNDE YOĞUN KAZI FAALİYETLERİ
Ebu Takiyye, Mescid-i Aksa'nın altında ve çevresinde kazı ve tünel faaliyetlerinin hız kazandığını, 10'dan fazla aktif kazı planının yürürlükte olduğunu aktardı. Silvan bölgesinden Babü'l-Mağaribe ve Burak Meydanı'na doğru yeni tüneller açıldığını, bir diğer tünelin ise Mescid'in güneyindeki Emevi sarayları yönünde devam ettiğini belirtti. Bu kazıların 23 evde çatlak ve yapısal hasara, Aksa kapıları çevresi ve yakın ticari alanlarda ise ciddi zararlara yol açtığını kaydeden Takiyye, "Kapsamlı bir Yahudileştirme gerçeği dayatılmak isteniyor" dedi. Batı Şeria'daki birçok kent ve köyün ağır saldırılara maruz kaldığını, yaklaşık 250 bin Filistinlinin yerinden edildiğini, Cenin, Tulkarim ve Nur Şems mülteci kamplarının özellikle hedef alındığını ekledi. Tulkarim'de birkaç gün önce 150 evin yıkımı için halka kısa bir süre tanındığını ve insanların evlerini terk etmeye zorlandığını hatırlattı. Binlerce dönüm arazinin gasp edildiğini belirten Ebu Takiyye, İsrail'in ilhakı resmen ilan etmese de sahada sessiz ve fiili bir ilhak sürecini adım adım uyguladığını sözlerine ekledi.

