ABD ve İran arasında Tahran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlama hedefiyle yürütülen görüşmelerde, tarafların barışçıl bir çözüme ulaşmaktan hala uzak olduğu belirtiliyor. Wall Street Journal'ın (WSJ) Cenevre'deki müzakereler öncesinde yayımlanan haberine göre, mevcut açıklamalar, tarafların bir anlaşmaya ne kadar yakın oldukları konusunda soru işaretleri yaratıyor.
ABD KANADINDA TAVİZ ENDİŞESİ
Haberde, ABD'deki 'şahin' kanadın, İran'ın uranyum zenginleştirme konusunda hiçbir taviz vermeme ısrarına dikkat çekiliyor. Buna karşın, ABD'li yetkililere göre müzakere ekibinin, İran'ın 'tıbbi amaçlı düşük miktarda zenginleştirme yapabilen' bir nükleer reaktörü Tahran'da yeniden çalıştırmasına izin verme olasılığına açık olabileceği değerlendiriliyor. Ancak bu tür bir tavizin bile ABD yönetimindeki İran karşıtlarından ve Cumhuriyetçi Kongre üyelerinden 'yoğun baskı' gördüğü vurgulanıyor. Bu durum, savaşı önleyecek bir müzakere ortamından 'hala çok uzak' olunduğu yorumlarına yol açıyor.
DİPLOMASİ YOLU KAPANIYOR MU?
Tennessee Üniversitesi'nden İran uzmanı Saeid Golkar, gazeteye verdiği demeçte, 'Bu, bir anlaşmaya varmak için son şans olabilir. Bunun da başarısız olması durumunda, ABD diplomasi yoluyla çözemediği sorunları askeri yollarla çözmeye çalışacaktır' uyarısında bulundu. Haberde ayrıca, ABD'li üst düzey yetkililerin, İran'ın uzun menzilli balistik füze yeteneklerini geliştirme çabalarından duyduğu endişe dile getiriliyor. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, küçük miktarda uranyum zenginleştirmesine izin verilmesi fikrini kesinlikle reddettiğini belirtirken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, İran'ın balistik füzeler konusunu görüşmemekteki ısrarının 'çok büyük bir sorun' olduğunu ifade etti. İran ise uluslararası anlaşmaları gerekçe göstererek uranyum zenginleştirmesinden tamamen vazgeçmeyi kabul etmiyor, ancak azaltma teklifinde bulunuyor. Balistik füzelerin geliştirilmesi ise İran tarafından nükleer pazarlıkların dışında tutuluyor.

