İran, eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail ittifakı tarafından öldürülmesinin ardından yas ve öfkeyle sarsılıyor. Altı gün sürecek cenaze törenlerinin ikinci günü, başkent Tahran'da halkın yoğun katılımıyla kamuya açık bir şekilde gerçekleştirildi. Meydanlarda toplanan yüz binlerce İranlı, bir yandan yas tutarken diğer yandan da düşmana karşı birlik ve intikam mesajları verdi.
HAMANEY İÇİN YÜZ BİNLER TOPLANDI
Tahran'daki 'İmam Humeyni' Musallası'nda düzenlenen cenaze törenine katılan İranlılar, hem kaybettikleri liderleri için duydukları üzüntüyü dile getirdiler hem de ulusal birlik ve beraberlik vurgusu yaptılar. Kalabalık arasından sık sık yükselen 'İntikam!' sloganları, ülkedeki öfkenin boyutunu gözler önüne serdi. Vatandaşlar, ABD ve İsrail'in İran halkının bu dayanışması karşısında şaşkına döneceğini ve birlik içinde 'düşmanın' hedeflerini boşa çıkaracaklarını ifade ettiler. Mir Muhammed Azadi isimli bir katılımcı, liderleri vefat etmiş olsa bile İran halkının her zamankinden daha güçlü bir şekilde bir arada kalmaya devam edeceğini vurguladı.
TRUMP'TAN ŞOK İDDİA VE BÖLGEDE GERİLİM
Bu olaylar yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'daki yas törenleri hakkında yaptığı açıklamada, İran'ın anlaşmayı 'çok istediğini' savunarak, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Hamaney için devlet töreni kapsamında Tahran yönetimine 'bir hafta izin verdiğini' iddia etti. Trump ayrıca, savaş sürecinde İran'ın tüm askeri yeteneğini yerle bir ettikleri iddiasını da yineledi. Öte yandan, savaşın sona ermesinin ardından en sıcak gündem maddelerinden biri haline gelen Hürmüz Boğazı'nda gerilim sürüyor. İran, boğazdan geçişlerin kendi kontrolünde olmasını ve nihai anlaşma sonrası statüsünün değişmesini talep ederken, bölge ülkeleri ve uluslararası güçler (İngiltere ve Fransa) geçişlerden herhangi bir ücret alınmasına karşı çıkıyor ve güvenlik için uluslararası barış gücü gönderme teklifinde bulunuyor. İran Dışişleri Bakanlığı ise bu teklifi kesin bir dille reddederek, boğazın güvenliğinin kıyı devletlerinin sorumluluğunda olduğunu ve kriz yaratanların sonuçlarından sorumlu olacağını belirtti.

