İran'da protestolar alevlenirken, İsrail saldırısı ihtimali tartışılıyor

İran'da 28 Aralık 2025'te para biriminin dolar karşısında tarihi seviyelere düşmesiyle başlayan protestolar ikinci haftasını doldururken, ülke genelinde şiddet olaylarının arttığına dair görüntüler gelmeye devam ediyor. Bu durum, protestoların arkasında İsrail ve Batı medyasının olası bir rolü olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Uzmanı Dr. Oral Toğa, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

PROTESTOLARIN KÖKENİ VE KATILIMCILARI

Başlangıçta Tahran'daki elektronik eşya satıcılarının doların yükselişine tepkisiyle ortaya çıkan gösteriler, zamanla genişleyerek farklı grupları bünyesine kattı. Dr. Toğa'ya göre, ülkede var olan yapısal sorunlar halkta büyük bir rahatsızlık yaratsa da, ulusal bekaya dair endişeler protestoların Mahsa Amini olayları kadar büyümesini engelliyor. Sahada ağırlıklı olarak üniversite çağındaki gençler ve provokasyon peşinde koşan bazı grupların yer aldığı belirtiliyor. İlk 10 günde büyükşehirlerden ziyade küçük il ve ilçelerde daha yoğun olaylar yaşandığı ifade ediliyor.

ÖNCEKİ OLAYLARDAN FARKLILIKLAR VE DIŞ MÜDAHALE İDDİALARI

12 günlük çatışma sürecinde nispeten daha sakin kalan etnik silahlı örgütlerin bu kez daha aktif rol aldığı gözlemleniyor. Bazı aşiretlerin gençleri kendi kontrolleri dışında hareket etmeye teşvik ettiği, birçok ilçede ise güvenlik güçlerine yönelik silahlı saldırıların düzenlendiği bildiriliyor. Protestolarda sürekli olarak yerlerin yakılmasına dair sinematik görüntüler servis edilmesi dikkat çekiyor. Ancak Dr. Toğa, bu protestoları diğerlerinden ayıran en önemli unsurun, mantık dışı sayılabilecek iddiaların konvansiyonel basında gerçek gibi yer bulabilmesi olduğunu vurguluyor. Mossad'ın sahada olduğuna dair doğrudan Mike Pompeo'nun bir tweet'i ve İsrail medyası tarafından paylaşılan Mossad'a ait olduğu iddia edilen bir Farsça X hesabı, dış müdahale iddialarını güçlendiriyor. 2018, 2019 ve Mahsa Amini protestolarının başlangıç şekilleriyle bu protestoların başlangıç şekilleri arasındaki ilginç benzerlikler ve tek elden yürütülen medya kampanyası, durumun doğal olmadığını düşündürüyor.

İRAN YÖNETİMİNİN TEPKİSİ VE REJİM DEĞİŞİKLİĞİ BEKLENTİSİ

İranlı yetkililer, sorunların farkında olduklarını ve çözmek için gayret gösterdiklerini belirtiyor. Göstericilere karşı başlangıçta yumuşak bir tavır sergilendiği, ancak kamu binalarının yakılıp yıkılmasıyla bu yumuşaklığın bir zafiyet görüntüsü sunduğu ifade ediliyor. Bu nedenle, son günlerde ülkeyi kapatarak sokakları kontrol altına alma yönünde bir adım atıldığı belirtiliyor. Batı medyasında oluşan rejim değişikliği beklentisinin ise suni olduğu düşünülüyor. Dr. Toğa, bu beklentinin, İran'ın zayıfladığı ve kendisini savunmak için saldırganlaşacağı argümanıyla birleşerek, İsrail'e yönelik olası bir saldırı için zemin hazırlama amacı taşıdığını öne sürüyor. Bu durum, THY'nin İran seferlerini durdurması, Güney Afrika'da İran'ın da katıldığı ortak deniz tatbikatı ve ABD'nin Irak'taki İran destekli milisleri dağıtma açıklamaları gibi güncel gelişmelerle birlikte değerlendiriliyor.

Sitemizin daha işlevsel hale getirilmesi için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Fikrini Söyle’yi kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgilere çerez politikamız'dan ulaşabilirsiniz.