Şubat 2011'de halk devrimi ile Ali Abdullah Salih yönetimi sona ermişti. 2014 yılında ise Husilerin başkent Sana ve çevresini ele geçirmesiyle yeni bir dönem başlamış oldu. Husilerin, Suudi Arabistan'a karşı başlattıkları deniz ablukası, geçtiğimiz haftalarda meydana gelen bir İran uçağının Sana Havalimanı'na inişi sonrasında gündeme geldi.
HUSİLERDEN KRİTİK AÇIKLAMA
Husiler, Salı akşamı yaptıkları açıklamada, Suudi Arabistan bağlantılı 6 geminin Babülmendep Boğazı'ndan geçişine engel olduklarını duyurdular. Bu durum, İran'a karşı Hürmüz Boğazı'nda savaş yürüten ABD'nin nasıl bir tavır alacağı konusunda belirsizlik yaratıyor. Husilerin tehditleri, Yemen'deki askeri gerilimin yeniden tırmanmasına neden olurken, Suudi Arabistan'ın enerji tedarik yollarını da tehdit eder hale geldi.
SUUDİ ARABİSTAN'DAN CEVAP
Cidde'de gerçekleştirilen Ulusal Güvenlik Meclisi toplantısında Husilerin, Kızıldeniz'deki gemi ablukası iddiaları yalanlandı. Toplantıda, Suudi Arabistan'ın Aden'deki Meşru Hükümet'e desteğinin süreceği vurgulanarak, deniz yollarını koruma kararlılığı dile getirildi. ABD Başkanı Donald Trump, Husilerin Babülmendep Boğazı’nı kapatması durumunda harekete geçeceklerini belirtti. Trump, bu durumu küçümseyerek, “Bu işleri hallederiz” ifadesini kullandı. Husilerin, deniz ablukası potansiyeli, küresel enerji tedarikinde önemli bir risk oluşturuyor. Babülmendep Boğazı, dünya petrol ihracatının yüzde 7'sini karşılıyor ve bu durum, İran savaşı nedeniyle artan enerji tedarik kriziyle birleşince, dünya enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, Husilerin yeni cephe açmasının ABD ordusunu zor durumda bırakabileceği uyarısında bulundular.

