ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze barış planının açıklanmasının üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hala somut bir adım atılamadı. Gazze için vaat edilen uluslararası bağışlar da gerçekleşmedi. Barış planının açıklanmasının ardından barış kurulunun toplantısından bu yana 4 aydan fazla bir süre geçti, ancak İsrail'in Gazze'deki kontrol alanı yüzde 60'a çıkarıldı. Gazze'nin 2 milyonluk nüfusu, geri kalan bölgelere sıkışmış durumda.
Ateşkes ve insani kriz
Ateşkese rağmen, İsrail ordusu neredeyse her gün Gazze'yi hedef almaya devam ediyor. Ekim ayından bu yana 933 Gazzeli, İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi. Gazze'deki gıda yardımları yetersiz kalıyor; Birleşmiş Milletler raporlarına göre her 5 aileden biri günde sadece bir öğün yemek yiyebiliyor. Uluslararası anlaşmalara göre, Gazze'ye günlük 600 TIR insani yardım girişi olması gerekiyordu, fakat İsrail bu yardımlara yeterince izin vermiyor.
Su krizi ve yerinden edilenler
Gazze'deki su krizi de giderek büyüyor; şebekelerin tahrip olması ve jeneratörler için gerekli malzemelerin temin edilememesi nedeniyle suya erişim zorlaşıyor. Han Yunus'un güneyinde yaşayan yaklaşık 30 bin yerinden edilmiş insan, sıcak havalarda su bulabilmek için uzun mesafeler katetmek zorunda kalıyor. Filistinli teknokratlardan oluşan komitenin yönetimi devralması bekleniyor, fakat henüz görevlerine başlayamadı. Bu belirsizlikler arasında, işgalin derinleştiği Gazze'de yaşam mücadelesi veren insanlar, umutsuzca bir çözüm bekliyor.

