Ocak ayında gerçekleştirilen askeri operasyonla terör örgütü SDG/PKK'dan devralınan Haseke'deki El-Hol Kampı'nda tahliyelere başlandı.
Kamp tamamen boşaltılacak
Suriye hükümeti, yıllardır insanlık dışı koşullarla gündeme gelen bu kampın tamamen boşaltılması için adımlar atmaya başladı. Yetkililer, kampta kalan son ailelerin Halep kırsalındaki geçici yerleşim alanlarına sevk edildiğini ve tahliyenin bir hafta içinde tamamlanacağını bildirdi. El-Hol Kampı'ndan sorumlu yetkili Fadi el-Kasım, kampın artık yaşama elverişli olmadığını belirterek, "Temel insani şartlardan yoksun bu alanda kalmak mümkün değil. Sağlık, eğitim ve güvenlik açısından büyük riskler var. Bu nedenle acil tahliye kararı aldık" dedi.
Rehabilitasyon süreci başlıyor
Suriye hükümeti, kampın devralınmasının ardından Suriye Kalkınma Örgütü ile hızlı bir ihtiyaç değerlendirmesi yaptı. El-Hol Kampı'nın hem coğrafi hem de hizmetlere erişim açısından yaşama uygun olmadığına karar verilerek, kampta kalan ailelerin Halep'in kuzey kırsalındaki Aktarin bölgesindeki başka bir kampa nakledilmesine karar verildi. Yetkililer, bu ailelerin güvenlik taramalarından geçirilerek sosyal hayata entegrasyonu için özel programlar hazırlayacaklarını açıkladı. Yıllarca kapalı ve ağır koşullarda yaşamış kadın ve çocukların normal hayata dönüşünün öncelikli hedef olduğu vurgulandı.
Nüfus manipülasyonu ve rüşvet iddiaları
El-Hol Kampı'nın boşaltılmasıyla birlikte, terör örgütü SDG'nin geride bıraktığı karanlık tablo bir kez daha gün yüzüne çıktı. Yıllarca "DEAŞ'la mücadele" bahanesiyle binlerce insanın kaderine terk edildiği kamp, artık Suriye'nin en ibretlik insanlık dramlarından biri olarak tarihe geçiyor. Birleşmiş Milletler'in El-Hol Kampı'ndaki nüfusa ilişkin verilerinin, SDG tarafından sunulan rakamlara dayandığı, ancak sahada yapılan son doğrudan sayımların bu rakamların gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğu bildirildi. Yeni değerlendirmelere göre kampta açıklananın çok daha az sayıda insan bulunduğu ifade edildi. Nüfusun kasıtlı biçimde yüksek gösterildiği ve bunun uluslararası yardımların hacmini artırmaya yönelik bir manipülasyon olduğu belirtildi. Ayrıca, kampın aynı zamanda bir "kaçakçılık ve insan ticareti merkezi" haline geldiği vurgulandı. Kamptan ayrılmak isteyen ailelerden son yıllarda 3 bin ile 5 bin dolar arasında rüşvet istendiği kaydedildi.

