Dijital dünyanın baş döndürücü hızında, çocukların zihinsel ve duygusal sağlığını korumak giderek daha kritik bir hale geliyor. Bu doğrultuda, dünya genelinde pek çok ülke, genç nesilleri sosyal medyanın potansiyel zararlarından uzak tutmak için somut adımlar atmaya başladı. Avustralya'nın geçen yılın sonunda attığı öncü adım, diğer ülkeler için de bir yol haritası oluşturmuş durumda.
KORUMA KAMPANYALARI BAŞLADI
Sosyal medya platformlarının siber zorbalık, bağımlılık, ruh sağlığı sorunları ve yırtıcı kişilere maruz kalma gibi riskler barındırdığı biliniyor. Bu endişelerle, Avustralya'dan Kanada'ya, Fransa'dan Türkiye'ye kadar birçok ülke, 16 yaş altı çocukların bu platformlara erişimini kısıtlamayı veya tamamen yasaklamayı planlıyor. Avustralya, Aralık 2025'te 16 yaş altı için Facebook, Instagram, Snapchat, TikTok gibi popüler uygulamaları yasaklayarak bu alanda bir ilke imza attı. Buna karşılık, gizlilik endişeleri ve hükümet müdahalesinin aşırıya kaçabileceği yönündeki eleştiriler de yok değil. Amnesty Tech gibi kuruluşlar, bu tür yasakların etkisiz kalabileceğini ve gençlerin dijital gerçekliğini göz ardı ettiğini savunuyor.
ÜLKELERİN YASAKLAMA GİRİŞİMLERİ
Avusturya, Danimarka, Yunanistan, Endonezya, Malezya, Polonya, Slovenya, İspanya ve Birleşik Krallık gibi ülkeler de benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Yaş sınırları 14 ile 16 arasında değişirken, bazı ülkeler platform şirketlerine, genç kullanıcıları korumak için yaş doğrulama mekanizmaları oluşturma ve aksi takdirde ciddi cezalarla karşılaşma yükümlülüğü getiriyor. Örneğin, Avustralya'da uyum sağlamayan şirketler 49.5 milyon Avustralya dolarına kadar para cezasına çarptırılabilecek. Bu küresel hareketlilik, dijital çağın çocukları için daha güvenli bir alan yaratma çabasının bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Bu düzenlemelerin ne kadar etkili olacağı ve gençlerin dijital dünyayla ilişkisini nasıl şekillendireceği ise zamanla görülecek.

