Büyük İsrail projesi tehlikeli bir strateji olarak değerlendiriliyor

Yazısında, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta verilen iki haftalık aranın öneminin belirsizliğini koruduğunu ifade eden Levy, çatışmanın bir yönünün net olduğunu belirtti: Donald Trump’ın bir planı yok, ancak Binyamin Netanyahu’nun bir planı var.

NETANYAHU’NUN HEDEFİ

Levy, Netanyahu’nun ateşkese rağmen bunun “kampanyanın sonu olmadığını” ve İsrail’in “tetikte olduğunu” vurguladığını belirtti. Deneyimli bir stratejist olarak Netanyahu, ikinci Trump yönetiminin yarattığı jeopolitik akışkanlıktan yararlanarak “Büyük İsrail” hedefine ulaşmaya çalışıyor. Levy, İsrailli güvenlik uzmanlarının, İran rejiminin zayıflatılmasının İsrail’i “bölgenin baskın gücü” haline getireceğini savunduklarını söyledi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ DE HEDEFTE

İran’ın çökertilmesi ile birlikte Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin de (Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve BAE) zayıflatılması gerektiğini ifade eden Levy, mevcut savaşın kapsamının sadece İran'ı değil, Körfez bölgesini de hedef aldığını öne sürdü. Netanyahu'nun son konuşmalarında İsrail’i yalnızca “bölgesel” değil, “küresel bir süper güç” olarak tanımlamaya başladığını kaydeden Levy, “Büyük İsrail” projesinin savaş retoriği olarak görülebileceğini, ancak son politikaların bunun ciddiye alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti. Levy, bu stratejinin hem İsrail hem de bölge için tehlikeli olabileceği uyarısında bulundu. Yazısının sonunda, savaş sonrası dönemdeki pek çok zorluk arasında bu “Büyük İsrail” hakimiyet projesini sınırlamak ve caydırmanın en önemli başlıklardan biri olabileceğini vurguladı.

Sitemizin daha işlevsel hale getirilmesi için yasal mevzuata uygun çerezler kullanılır. Fikrini Söyle’yi kullanarak bu çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerez kullanımına ilişkin detaylı bilgilere çerez politikamız'dan ulaşabilirsiniz.