Almanya'da yaşanan ve büyük yankı uyandıran Sparkasse bankası soygunu, mağdurların büyük tepkisini çekti. Mağdurlardan Ünal Mete, olayın sıradan bir hırsızlık olmadığını, özellikle yabancı kökenli müşterilerin hedef alındığına dair ciddi şüpheleri olduğunu belirtti. Mete, "Almanya'da devlet bankası bu kadar basit bir şekilde nasıl soyulur? Müşterilerin olduğu kasalar soyuldu, ana kasa yani bankanın kendi kasasına bir şey olmadı. Hırsızlar ellerini kollarını sallayarak çıkıp gittiler" diyerek olayın vahametini dile getirdi.
Kasaların bilinçli olarak hedef alındığı iddiası
Mete, Gelsenkirchen kentindeki Sparkasse şubesinin özellikle seçilmiş olmasının tesadüf olmadığını düşündüğünü vurgulayarak, "Çünkü kasaların yaklaşık yüzde 95'inde yabancı kökenli insanların emanetleri bulunuyor. Bunun da bilinçli olarak bilindiğini ve bu nedenle hedef alındığını düşünüyorum. Bu şubedeki kasaları ağırlıklı olarak Türk ve Arap kökenli müşterilerin tercih ettiği yasal olarak da açıkça görülüyor." ifadelerini kullandı. Mağdurların bir araya geldiği platformda binlerce kişiden yalnızca birinin Alman olduğunu belirten Mete, geri kalanların büyük çoğunluğunun Türk ve Arap kökenli olduğunu söyledi.
Sistemik ihmal ve şüpheli durumlar
Mağdur platformunda yer alan Cihat Erdem Bostancı ise, soygunun profesyonel makinelerle yapıldığını ve bu kadar gürültü, toz ve su kullanımına rağmen kimsenin bir şey duymamış olmasının büyük bir soru işareti olduğunu belirtti. Bostancı, "Noel gibi kutsal bir tatil gününde Almanya'da bu çapta bir olay nasıl fark edilmez, nasıl ihbar edilmez, gerçekten anlamış değilim." diyerek sistemin işleyişini sorguladı. Mağdur Güngör Kalın ise banka görevlilerinin tutumundan şikayetçi olarak, "Burada soyulan banka değil, insanların şahsi kasalarıdır. Bu ayrımın özellikle yapılması gerekiyor. Banka görevlisinin yaptığı 'Bankanın soyulmadığına çok seviniyoruz' açıklamasını kabul etmiyorum." dedi. Kalın, bankanın 200 metre ilerisinde polis karakolu olmasına rağmen alarmın devreye girmemesini ihmal veya dahliyet olarak yorumladı. Emre Yıldırım da, devlet bankası olmasına rağmen yetkililerden resmi bir açıklama yapılmamış olmasını skandal olarak niteledi ve bankanın güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekti. Yıldırım, birçok kişinin parmağı olabileceği şüphesini dile getirerek, kamera ve alarm sistemlerinin güncel tutulması gerektiğini vurguladı.

